Facebook'ta Ana Sayfa

Neşet Ertaş

1938 Kırşehir doğumlu Türk ozan ve halk müziği sanatçısı. Abdallık geleneğinin büyük temsilcisi. Yaşar Kemal tarafından bozkırın tezenesi (bkz: tezene) olarak adlandırılmıştır.

Babası Muharrem Ertaş bağlama ustasıydı. Müzik kariyerinde babasının büyük etkisi vardır. Annesi Döne Ertaş'ı henüz 12 yaşındayken kaybetmiştir. Babası Yozgat'a damat olunca, uzun bir süre Yozgat'ta yaşamıştır.

İlkokul döneminde keman ve bağlama çalmayı öğrenen Neşet Ertaş, babasıyla birlikte yöredeki düğünlerde türküler söyleyerek müzik yaşamına başladı. Neşet Ertaş, babasının kendisini etkileyen tek kişi olduğunu belirtir.

1957 yılında ilk plağı olan "neden garip garip ötersin bülbül" adlı plağı çıkardı. Bu plak halk tarafından çok beğenildi ve Neşet Ertaş'ın başka plaklar çıkarmasının önü açıldı.

1962'de İzmir'de askerliğini yaptıktan sonra Ankara'da çalışırken tanıştığı Leyla ile evlendi. Babası bu evliliğe karşı çıktığı için küserler ve uzun yıllar konuşmazlar. Bu evlilikten Döne, Canan ve Hüseyin adlarında 3 çocukları olur. Çift, 70'lerin başında ayrılır.

Alkol ve sigara kullanımına bağlı olarak parmakları felç olan Neşet Ertaş işsiz kalır. Tedavi olmak üzere Almanya'ya gider. Tedavisi, çocuklarının eğitimi ve sanat çalışmaları için uzun süre Almanya'da kalan Ertaş, 2000 yılında İstanbul'da bir konser vererek sahne hayatına geri döner.

Süleyman Demirel'in cumhurbaşkanı olduğu dönemde kendisine devlet sanatçısı ünvanı verilmesi öngörülmüş, ancak Neşet Ertaş "ben halk sanatçısı olarak kalırsam benim için en büyük mutluluktur" diyerek bu ünvanı kabul etmemiştir. Neşet Ertaş'ın bu tavrı halk nezdinde de destek görmüş ve Neşet Ertaş'ın arzuladığı halk sanatçısı kimliği tam anlamıyla ortaya çıkmıştır.

"Nerede bir türkü söyleyen görürsen korkma yanına otur. Çünkü kötü insanların türküleri yoktur." sözleri, halkın gönlünde taht kurmuştur.

2009 yılında, özgür kız Nil Karaibrahimgil'in önce "Neşet Ertaş'ı tanımıyorum", ardından "Neşet Ertaş benim sayemde tanındı" sözlerini son derece olgun ve kibar bir şekilde "tanımak zorunda değil, gözlerinden öperim" sözleriyle karşılayarak kendine yakışanı yaptı. Neşet Ertaş'ı incitmek gibi bir amacı olmayan ve yanlış anlaşılan Nil Karaibrahimgil, Neşet Ertaş'a hitaben yazdığı ve basına da iletilen mektupla değerli halk ozanından özür diledi.

Neşet Ertaş, 25 Eylül 2012'de İzmir'de tedavi gördüğü hastanede, bize unutulmaz eserlerini hatıra olarak bırakmış ve yaşama veda etmiştir. (Neredesin Sen? türküsü benim için çok özeldir)

Cenazesi Kırşehir'de toprağa verilen Neşet Ertaş'ın anısına Kırşehir'de çeşitli cadde ve okullara adı verilmiştir.

Babası Muharrem Ertaş'ın mezarının yanındaki mezar taşında şunlar yazılıdır;

Sakin ol ha, insanoğlu.
İncitme canı, her can bir kalp, Hakk'a bağlı.
İncitme canı, incitme.
25.09.2017 Geni
2
Sağken, ölmüne ilişkin, "Bana öldü demeyin, yoruldu gitti deyin" demiştir.
28.09.2018 Geni
1
Şarkılarını o kadar içimde hissederek dinliyorum ki beni benden alıyor.. Gerçekten sen ve senin gibiler inşallah bir daha gelirler dünyaya Neşat Ertaş!
01.10.2018 derinn
1 1
Facebook'ta Ana Sayfa
daha iyi hizmet verebilmek için çerez (cookie) kullanıyoruz. detaylı bilgi için tıklayın