Pendik Bilgisayar Servisi

Pendik Bilgisayar Tamiri Servisi olarak Bilgisayarınızdaki Donanımsal ve Yazılımsal Sorunların tamamını çözüme kavuşturmaktayız. Notebook ve Masaüstü Bilgisayar Tamiri, Parça Değişimi, Arıza Tespiti, Format, Yazılımsal Sorunlar, güvenlik sorunları, bilgisayar parçaları gibi IT çözümlerini pendik 'de sunmaktayız

PENDİK BİLGİSAYAR TAMİRİ MERKEZİ

Uzun süre bakımı yapılmayan bilgisayarlarınızda çeşitli sebeplerle bozulmalar olmaktadır.Bakıma ihtiyaç duyan yada tamir edilmesi gereken bilgisayarlarınızı Pendik bilgisayar servisimize / ofisimize getirerek yaşamış olduğunuz tüm sorunlara çözüm bulabilirsiniz.

HİZMET İŞLEYİŞ SÜRECİ

1-Sorun Tespiti / İhtiyaçların Belirlenmesi
2-Ücret Bildirimi
3-Onay Alınması
4-İş Teslimi

NELER YAPIYORUZ ?

-Bilgisayar tamiri, parça değişimi, yazılımsal sorunların çözümü
-İşletim sistemi kurulumu, güncellenmesi
-Donanım güncellemesi, upgrade - yükseltme işlemleri
-İnternet kurulumları ve yapılandırması,
-Network kurulumu, tanımlama ve kaynakların paylaşımı
-Sunucu kurulumları, destek, bakım işlemleri
-IP telefon sistemleri kurulumu ve desteği.
-Firma bünyesinde yer alan donanim ve yazilim ürünlerinin entegrasyonu.
-Mevcut bilgi işlem teknolojilerinin bakım, destek ve yönetim hizmetleri
-Notebook tamiri, onarımı, parça değişim
-Yazıcı tamiri, toner değişimi.

Anahtar Kelimeler: Pendik Bilgisayar Servisi - Pendik Bilgisayar Tamircisi - Bilgisayar Servisi Pendik - Casper - Hp - Dell - Bilgisayar Tamiri - Bilgisayar Tamir Servisi - Eve Bilgisayar Tamiri Pendik - En Yakın Bilgisayar Tamircisi

Kaynak. https://alpbilge.com.tr/bilgisayar-servisi/pendik-bilgisayar-servisi.html
03.07.2020 alpbilge
1

Buca Erkek Öğrenci Yurdu

Özel Buca Erkek Öğrenci Yurdu

Özel erkek öğrenci yurdu söz konusu olduğunda ailelerimiz için direkt oluşabilecek ön yargılar bulunmaktadır ve bu yargıların bulunma sebebi genelde “Devlet yurduna git daha iyi, hem daha ucuz.” cümlesine maruz kalınmaktadır.

Ailelere göre bir yurtta hazır yemek ve yatak varsa mükemmeldir fakat diğer şartlar o ortamda yaşamayan birisi genelde için göz ardı edilmektedir.

Düşünüldüğünde ise kalabalık bir oda, odanızda yatağınız dışında sadece kuru bir sandalye ve masa bulunmaktadır. Dolayısıyla gün içinde de ya sürekli yatakta oturmanız gerekecektir ya da kuru sandalyede. Kısa süre içinde sıkıntılar başlayacaktır.

Yemek ve yemekhane söz konusu olduğunda ise uzunca yemek sıraları ve özensiz, bol yağlı yemekler dikkatinizi çekecektir.

Tüm yaşanılanların aksine Buca Elysium Erkek Öğrenci Yurdu kusursuz kalite ve hizmetler ile tamamen öğrenci odaklı bir ortam ile sizlere kaliteli hizmetler sunmaktadır.

Buca Elysium Erkek Öğrenci Yurdu, bir genç, öğrenci kişinin bakış açısını baz alarak tüm hizmetlerini gerçekleştirmektedir. Bir öğrenci yurdu, öğrencinin sadece ders çalışması için gerekli ortam değildir. Yurt yaşam alanı, öğrencilerin evi, yeri geldiğinde ise eğlence mekanlarıdır.


Buca Elysium Erkek Öğrenci Yurdu Hizmetleri
Yurt söz konusu olduğunda öncelikli olarak hizmetler değerlendirilmektedir ve bu konuda yurdumuzun size sunabileceği birçok iddialı hizmetler bulunmaktadır.

Son zamanlarda Netflix’in popüler olmasıyla insanlar sinema, dizi izleme konusunda daha ilgili olmaya başlamıştır ve bu konuda öğrencilerin keyfine keyif katacak, istediğiniz filmleri yüksek çözünürlük imkânı ile sinema salonumuzda izleyebileceksiniz.

Dışarıda zaman geçirmek ve ailelere ekstra yük olunmaması düşünülerek ekstra etkinlik alanları bulunmaktadır.

Bu etkinlik alanlarının en başında spor salonu gelmektedir.

Bir kişinin yaşadığı yere yakın bir spor salonuna gitmesi kişi için irade konusunda mükemmel bir olanaktır ve bu düşünce ile bu imkân sizlerin hizmetine sunulmaktadır.

Spor salonu ile sınırlı kalmayıp, arkadaşlarınızla zaman geçirebileceğiniz bilardo salonu, playstation salonu ve terasımızda barbekü alanlarımız da bulunmaktadır.

Tüm sunulan imkanlar ile öğrencinin yurdunda geçireceği süreyi maksimuma çıkartmak hedeflenmiştir ve oldukça başarılı bir sonuç alınmaktadır, memnun kalacağınızdan emin olabilirsiniz.
Kaynak: https://elysiumlifecenter.com
26.06.2020 artuditu
1

Kurumsal İtibarı Yönetmezsen Rakipler Yönetir

İtibarın doğal yollarla kendiliğinde oluşmasını beklemek yerine sistemli bir şekilde yönetilmesi ve sürdürülmesi uygun olacaktır. Aksi durumda rakipler, ortaya çıkan bir olumsuz durumu kullanarak veya suni olarak yaratılan olumsuz haberler yayarak çeşitli mecralarda yapacakları kötüleyici iletişim çalışmaları ve kampanyalarla kurumsal itibarımızı kontrolümüz dışında olumsuz etkileyebilir. Unutmayalım ki, gerçekler farklı olsa da insanlar algıladıklarına inanma eğilimi gösterirler.

Kurumsal itibar, tüketici, yatırımcı, tedarikçi, insan kaynağı, toplum gibi paydaşların güvenini artıran, duygusal bağını güçlendiren, tutum ve davranışlarına etki eden stratejik bir konudur. İtibar Enstitüsü ve Era Research & Consultancy tarafından uluslararası ve ulusal şirketlerdeki 72 kişi üzerinde yapılan araştırmaya göre kurumsal itibar denilince akla gelen 10 konu şu şekilde ortaya koyulmuştur*:

- Güven, güvenirlik, güven duyma %50
- Saygınlık, prestij ve saygı duyulan kurum %41,7
- Kurumun farklı paydaşlar nezdindeki algısı %16,7
- Değer ve değerler %8,3
- Dürüstlük %6,9
- Kalite %6,9
- Kredibilite %6,9
- İmaj %5,6
- Şeffaflık %4,2
-Sürdürülebilirlik %4,2
* Bu soruya birden fazla cevap verebildiği için her bir cevap, kendi içinde yüzde analizine tabi tutulmuştur.

İtibarın yarattığı güven ve pozitif algı, uzun vadede şirketlerin ve markaların iş performansını (hisse değeri, yatırımcı talebi, tüketici talebi, marka değeri, karlılık vs.) olumlu etkiler ( Dowling (2001; Fombrun, Van Riel, 2004; Özpınar, 2008). Charles Fombrun’un da vurguladığı gibi kurumsal itibar, yeni yatırımcıları, nitelikli insan kaynağını, yeni müşterileri mıknatıs gibi şirkete ve markaya çeker.

Öte yandan krizlerin yarattığı belirsizlik, kaos ve ekonomik durgunluk dönemlerinde, şirketler ve markalar için bir koruma kalkanı oluşturur. Krizlerden rakiplerine göre daha iyi sonuçlarla çıkmasına yardımcı olur. Hepimizin şahit olduğu gibi koronavirüs salgını ile ortaya çıkan kriz ortamında itibarı yüksek global ve yerel birçok şirket bu avantajını kullanmıştır. Sonuçları da yeni normalle birlikte daha da net görülecektir.

İtibar yönetiminin sadece global ve büyük şirketler tarafından önemsenmemeli. KOBİ’lerin ve yeni kurulmuş şirketlerin de sağlam temeller üzerine oturmaları için en başından ipleri sıkı tutmaları gerekir. Duayen İletişim Uzmanı Ali Saydam’ın dediği gib “itibar, namus gibidir ve delege edilemez”.

Salim Kadıbeşegil’e göre “kurumsal itibar, şirket sahibinin veya en üst düzey yöneticisinin kurumsal sistemlere itibarla ilgili bir gündemin taşınması için vereceği bir kararla başlayacaktır. Topyekun itibar seferberliğine başlamadan önce küçük adımlarla alıştırmalar yapmak konunun hem daha iyi anlaşılması hem de günlük yaşamla kolayca ilişkilendirilmesi açılarından yararlı olacaktır. Bu çerçevede yapılacak çalışmalarda ilişki ve iletişimin planlı olarak yönetilmesi kısa bir süre içinde somut sonuçların alınmasını da sağlayacaktır. Kurumsal itibarın yönetilmesi yeni bir yatırım, yeni bir teknolojik harcama, olmayan bir şeyin icad edilmesi değildir. Kurumsal sistemlerde zaten var olması gereken bir husustur!”

Sonuçta itibarlı bir şirket ve marka olmak için güvenilir, sahici, samimi, etik, hesap verebilir, şeffaf, iyiliksever ve vicdanlı olma cesaretini göstermek yeter.

Mevlana’nın dediği gibi; “Kim demiş gül yaşar dikenin himayesinde? Dikenin itibarı gül himayesinde!”

Bir sonraki yazım pazarlamanın 2P’si üzerine olacak. Sayfalarımı ve bloğumu takip kalın, sağlıkla kalın.

Dr.Savaş Tavşancı
Satış Pazarlama Direktörü
Kıdemli Yönetim Danışmanı
Blog Yazarı, Pazarlama Satış Liderlik
www.savastavsanci.blogspot.com

https://www.linkedin.com/in/savastavsanci/
www.instagram.com/savas.tavsanci/
https://twitter.com/savastavsanci
https://www.facebook.com/savastavsanci
https://www.youtube.com/channel/UCoQHENZ6KmCxEYbMwU6r30g/videos

Yararlanılan kaynaklar:
· Dowling, G. Creating Corporate Reputations: Identity, Image and Performance, Oxford: Oxford University Press, 2001
· Fombrun, C.J., Van Riel, C.B.M. Fame and Fortune: How SuccessulCompanies Build Winning Reputations, NJ, Prentice Hall, 2004
· İtibar Enstitüsü & Era Reserch, Kurumsal İtibar Araştırması, 23 Temmuz 2013
· Salim Kadıbeşegil, İtibar Üzerine Aforizmalar, http://www.salimkadibesegil.com/tr/2015/04/14/itibar-yonetimi-uzerine-aforizmalar/
· Şaha Burcu BAYGÜL ÖZPINAR, Kurumsal İtibarın Ölçümü: Türkiye’ye Yönelik Ölçek Geliştirme Çalışması, Anadolu Üniversitesi SBE, Doktora Tezi, 2008
25.06.2020 Savas Tavsanci
1

BB Life Dergisi

Bursa'da yayın hayatına 2018 yılında başlamış, kafe ve restoranların masalarında ücretsiz şekilde karşınıza çıkan minik bir dergi BB Life :)
Bazen istediğiniz bir pizzanın paket servisi içerisinde bazen bir waffle paketinde karşınıza çıkabilir. Renkli kapakları ile geniş kitleye ulaşan Bursa'nın en farklı dergisi. Şiddetle tavsiye ediyoruz.
https://bibursa.com/bblife-dergisi-bursanin-en-iyi-dergisi/
22.06.2020 opehlivan
1

Çocukların değişik yaşlarda babaları hakkındaki düşünceleri

4 yaş: Babam her şeyi biliyor.

5 yaş: Babam çok şeyi biliyor.

6 yaş: Benim babam, senin babandan daha çok şey biliyor.

8 yaş: Babam galiba bazı şeyleri biliyor.

10 yaş: Babamın gençliğinde, her şey çok farklıymış.

12 yaş: Aslında, babam bu konuda hiç bir şey bilmiyor.

14 yaş: Babama kulak asma! O, artık çağ dışı kaldı.

21 yaş: Babam mı? Aman atanrım! O, hiç bir şeyden anlamaz.

25 yaş: Babam bu konuda az da olsa bir şeyler biliyor. Ama o yaştaki insanın bu konuda bir şeyler bilmesi normal zaten.

30 yaş: Bu konuda babamın fikrini alsak iyi olur. O kadar deneyimli ki...

35 yaş: Babama sormadan hiçbir şey yapmasam iyi olacak.

40 yaş: Acaba babam bu konunun nasıl üstesinden gelirdi? Ne kadar akıllı ve deneyimli bir insandı.

50 yaş: Babamın yanımda olması ve bu konu hakkında fikir vermesini çok isterdim. O'nun ne kadar akıllı olduğunu hiç takdir etmemişim. Oysa, ondan çok şey öğrenebilirdim. Meğer babam her şeyi biliyormuş
21.06.2020 Geni
1

Kocaeli Logo Bayi

Kocaeli Logo bayi olarak, Logo Yazılımının geliştirmiş olduğu ve piyasaya sürdüğü ürünlerin kurulum, teknik servis, satış, danışmanlık ve eğitim hizmetlerinin tamamını vermekteyiz. Bilindiği gibi Türkiye genelinde ve yurt dışındaki birçok bölgede Logo Yazılımı ile kurulan İş Ortakları bulunmaktadır. Alp Bilge ise uzun yıllardır, uzman kadrosuyla ve sertifikalı olarak Kocaeli iline özel destek vermektedir. Faaliyetlerimizi Kocaeli ve Türkiye’nin her bölgesinde gösteriyoruz. Logo Yazılım ürünlerine kampanyalı fiyattan sahip olmak, erp danışmanlığı almak, logo eğitimi almak, teknik destek veya program hakkında destek almak istiyorsanız bizlere kolaylıkla ulaşabilirsiniz.

http://alpbilge.com.tr/logo-bayi/kocaeli-logo-bayi.html

Logo Destek Hizmeti

Logo yazılımı destek hizmeti, Tiger3, GO3 ve diğer ürünler için sunulan kurulum, satış, eğitim ve danışmanlık işlemlerinden oluşmaktadır. Logo yazılım bayisi olarak firmalara ürün tanıtımı, eğitim, satış hizmetleri vermekteyiz. Birçok bölgede olduğu gibi Kocaeli bölgesinde de firmalar Logo yazılımı ürünlerini tercih ederek iş akışını kolaylıkla takip edebilmektedir. İş süreçlerinizi hızlandırmak, kontrolünü kolay sağlamak ve sürekli değişen mevzuatlara kolayca adepte olmanızı kolaylaştırmaktadır.

Logo Kocaeli Bayi olarak firmalara yerinden yada uzak bağlantılarla destek hizmeti sunmaktayız. Logo yazılım bakım anlaşmasına sahip firmalar destek hizmeti alırken, birçok avantajdan da yararlanabilmektedir. İşin işinden çıkamadığınız noktalarda destek ve danışmanlık ekibimize danışarak çözümler bulabilirsiniz.

Kocaeli Logo Kurumsal Bayi

Telefon: 444 43 19 - 0216 375 03 68
E-mail: info@alpbilge.com.tr
Çalışma Saatleri: Hafta İçi : 08:30 - 18:30

Logo Yazılım Satış Hizmeti

Logo Yazılımına ait olan CRM, ERP ve diğer kategorilerdeki piyasaya sürülmüş ürünlerin satışını Logo Bayi İstanbul , Kocaeli ve Azerbeycan şubemiz yapmaktadır. Firmaların ihtiyaçlarına ve ölçeklerine göre değişkenlik gösteren Logo yazılımı, muhasebe, finans, üretim gibi birçok yazılımı ve modülü içerisinde barındırmaktadır. Logo yazılımı, geliştirmiş olduğu yazılımları makina, otomotiv, yedek parça, dağıtım, ambalaj, çimento, çelik, cam, perakende, mobilya, bilişim, telekom, tekstil, turizm gibi birçok sektöre uyumlu şekilde piyasaya sürmektedir.

Sektörlerin isteklerini ve ihtiyaçlarını dikkate alarak ürünler geliştiren Logo yazılımı, güncel mevzuata bağlı kalmaktadır. Bu avantajı ile sektörün öncülerinden olmaya devam edip, firmaların tercihi olmaktadır. Logo yazılımına geçiş kampanyaları, eski sürümden (GO Plus, LKS, Tiger 2), yeni sürüme (Tiger 3, Go3) geçiş kampanyalarını, ayrıca LEM fiyatlarıyla alakalı bilgilere Logo Bayi Kocaeli aracılığı ile edinebilirsiniz.

Kocaeli Logo Yazılımı Eğitim Hizmetleri

Logo yazılımı eğitimi, yazılıma ait ürünlerin firmalara tanıtılması ve çalışanların eğitilmesi hizmetidir. Firmaların tamamı Logo yazılımı muhasebe programlarıyla ilgili eğitimi almayı tercih edebilmektedir.

Herhangi bir ERP ürününden Logo yazılımına geçiş yapmayı istediklerinde eğitim talepleri artmaktadır. Finans, muhasebe, üretim ve diğer departmanlarda görev alan çalışanlar, eksiklerini tamamlamak için Logo yazılımı eğitimi istemektedir.

Logo Kocaeli Bayi olarak birebir veya grup halinde verilen Logo yazılımı eğitim hizmetini gün – saat olarak hesaplayarak, bir eğitim takvimi çıkartmaktayız.

Logo Bakım Anlaşması Hizmeti

Logo bakım anlaşması ile firmalar Logo destek hizmetini yerinden veya uzaktan alabilmektedir. Bakım sözleşmeleri yıllık olarak yapılmaktadır. Sözleşme bedeli firmanın kullandığı ürüne, kullanıcı sayısı ve ölçeğine göre opsiyonludur. Sınırsız telefon ve bağlantı imkanı sunan Logo yazılımı bakım anlaşması firmalar tarafından yoğun bir şekilde tercih edilmektedir.

Uzaktan ve Yerinde Logo Destek Hizmetleri Kocaeli

Yaşanan sorunlar karşısında telefondan bilgiler verilip, gerekli yönlendirmeler yapılmaktadır. Uygulama noktasında devam eden problemleri uzmanlarımız tarafından çözüme kavuşturmak ve anında müdahale etmek için uzaktan destek hizmeti kullanmaktadır.

Telefondan ve uzaktan bağlantı ile sorunları çözülmeyen işletmelerimiz için Logo Yazılımı Destek Ekibimiz, firmalara giderek yerinde müdahale etmektedir. Bu sayede amacımız müşteri memnuniyetini sağlamak ve korumaktır.

Hizmetlerimiz

Logo Telefon ile Destek
Uzaktan Bağlantı ile Destek
Yerinde Teknik Servis ve Destek
Logo Programları Eğitimi
Uygulama Danışmanlığı
Logo Programları Satış
Bilgisayar Teknik Servis
IT çözümleri
Güvenlik ve Firewall Çözümleri
Sunucu Çözümleri

https://alpbilgeyazilim.com.tr/BlogDetay/2180/Istanbul-Pendik-Logo-Bayisi
18.06.2020 alpbilge
1

Fatih Emlak Fiyatları 2020

Fatih İstanbul'un belkide en kadim semtidir. Suriçi olarak da adlandırılan Fatih semti neredeyse ikamet amaçlı en çok tercih edilen bölgelerinden biridir.

Geçmişte olduğu gibi bugün de her yere ulaşım imkanı sunduğu için ve Ortadoğudaki göçmenlerin de bu semti tercih etmesinden dolayı emlak fiyatları oldukça yüksek seyretmekte. Tüm bunlara ek olarak şimdilerde konut kredisi indirimleri de bu semte talebi oldukça artırmış durumda.
Fatih Satilik Daire talebi anlamında İstanbul'un en çok tercih edilen ve her kültürden insanı barındıran semtlerinden biridir. Pandemi sonrası düşen krediler özellikle kirada olan ve kira öder gibi bir daire sahibi olmak isteyenleri cezbetmiş ve talep ile birlikte fiyatlarda %5 ile %12 arasında yukarı yönlü bir oynama olmuştur. Öyle ki Krediye uygun olan dairelerin pazarı oldukça hareketlenmiştir. Sur içinin göz bebeği olan Fatihte, diğer semtlerde olduğu gibi krediye uygun olmayan (toprak tapulu, hiseeli tapulu, Arsa tapulu) daireler bu pazar hareketliliğinden yararlanamamaktadır.

Kat Mülkiyetli = İskanlı daiee
Kat İrtifaklı = İskanı alınmış da olabilir alınmamış da (bağlı bulunan belediyenin imar bölümünden ya da arşivden incelenmesi gerekir)
Toprak Tapusu, Hisseli Tapu ve Arsa Tapusu genellikle halk arasında aynı anlamda kullanılmaktadır ve krediye uygun değildir.

*** Kredi çekeceklerin dikaktine: Kat irtifaklı taşınmazları belediyelerde incelemek menfaatinizedir. Çünkü kredi için başvurulan banka, eksperi söz konusu gayrimenkule değerlettik hemen sonra ekspertiz ücretini kredi çıksın çıkmasın alır. Ve eğer yapı iskanlı değil ise eksper ücreti boşa gider. Çünkü Bazı kat irtifaklı yapılar iskansızdır ve dolayısı ile krediye uygun değildir. ***

Eminönü ve Tahtakale tarafının da Fatihe bağlanmasıyla sur içinin ticari kısmı sadece Fatih Fevzipaşa Caddesi iken artık Laleli, tahtakale Eminönü ve Sultanahmet ile Fatih sadece ikamet alanı değil aynı zamanda kocaman bir pazar haline de gelmiştir.

Fatih Kiralik Daire anlamında da oldukça talep gören bir semttir. Özellikle Suriye göçü sonrası Suriyelilerin gayrimenkul satın alamamalarından dolayı kiralık daire zorunlulukları Fatihin kiralık talebini karşılamaz olmuş sur dışında Mahmutbey gişelerden silivriye kadar Suriyelilerin bütçelerine göre dağılmalarına sebep olmuştur.
17.06.2020 Fatihemlak
1

Y Kuşağının Yeni Pazarlama Mecrası - Sosyal Medya

2007 yılında Facebook kurulduğunda, hiç kimse artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını bilmiyordu. Aradan geçen 13 yıl içinde, önceleri sadece hal hatır sormak için kullandığımız telefonlar akıllandı. Telefonlar, sadece “akıllanmadı”, aynı tüm akıllı “varlıklar” gibi sosyalleşmeye başladı. Piksel kavramı yerini “MEGA” piksellere bıraktı. Artık bizim için HD bir anlam ifade etmemeye başladı. “4K“, “360 derece”, “Arttırılmış Gerçeklik”, “Sanal Gerçeklik” gibi kavramlar herkes tarafından günlük hayatta, cümle içinde kullanılmaya başlandı.

Her an’ımızı, 13 yıl içinde hayatımıza giren sosyal medya kanallarında paylaşmaya başladık. Ağımız genişledikçe, paylaşımlarımızın da şekli değişmeye başladı. Çünkü artık sadece bizi tanıyanlar değil, tanımayan insanlar da paylaşımlarımızı beğeniyor, beğenmiyor, yorum yapıyor ya da oy veriyordu.

Bu kadar büyük bir kitle tarafından kullanılan kanalların, reklamcı ve pazarlama stratejistlerinin gözünden kaçmayacağı aşikardı. Dünya nüfusunun yarısından fazlasının internet bağlantısı varken, bu sayının %80’ninden fazlasının en az bir sosyal medya hesabının olduğu düşünüldüğünde bu çok normal bir sonuçtu.

Konuyu biraz daha dar açıdan ele alıp sadece Türkiye’ye baktığımızda, sosyal medyanın gücünü rakamlar çok net ortaya koyuyor.

Türkiye’nin temel dijital istatistik göstergeleri (2019)

82,4 milyon nüfusa sahip ülkemizde;

Nüfusun %72’sini oluşturan 59.36 milyon İnternet kullanıcısı
Nüfusun %63’ünü oluşturan 52 milyon aktif sosyal medya kullanıcısı
Nüfusun %53’ünü oluşturan 44 milyon aktif mobil sosyal medya kullanıcısı var.

Türkiye’deki yıllık dijital değişim istatistiklerine baktığımızda da;

İnternet kullanım istatistiklerinde, internet kullanıcılarının %9, yani 5 milyonluk bir artış görüyoruz. (59.3 milyon internet kullanıcısı)
Aktif sosyal medya kullanıcı sayısının da 2 milyonluk bir artış gerçekleşmiş. (52 milyon aktif sosyal medya kullanıcısı)
Aktif mobil sosyal medya kullanıcı sayısı ise geçen yılla aynı kullanıcı sayısına sahip.

Şimdi de 2019 yılında Türkiye’de elektronik cihaz kullanımına bakalım.

Yetişkin insanların %98’i cep telefonu kullanırken, bunların %77’si akıllı telefon kullanıyor.
Masaüstü bilgisayar veya laptop kullananların oranı %48 iken, tablet kullananların oranı %25
Neredeyse herkesin televizyonu var %99.
Giyilebilir teknoloji ürünleri kullananların oranı ise %9 olarak hesaplanmış.

İnsanlar internette günde ortalama 7 saat geçiriyorlar. Peki bu kullanıcılarımız en çok nerelerde vakit harcıyorlar:

Günde ortalama 2 saat 46 dk sosyal medyada
Günde ortalama 3 saat 9 dk televizyon başında
Ve son olarak günde ortalama 1 saat 15 dk müzik dinleyerek

Bu noktada karşımıza bazı sorular çıkıyor;

- Kişi ya da şirketler, böylesine büyük bir ağda ürün veya hizmetlerini nasıl pazarlıyorlar?
- Sosyal medya kullanıcısı olmak, pazarlama yapmak için yeterli mi?
- Sosyal medyayı ve onun gücünü ne kadar dikkate alıyoruz?
- Sosyal medyanın “var etme gücü” olduğu kadar “yok etme gücü” nün de olduğunun bilincinde miyiz?
- Yapılan paylaşımlar sizi, hizmetinizi ya da ürününüzü ne kadar temsil ediyor?
- Fotoğraf ya da video paylaşmanın “sosyal medya yönetimi” olduğunu mu düşünüyorsunuz?
- Sosyal medyada reklam vermek, sizin için “Gönderiyi Öne Çıkart” tan mı ibaret?
- Doğru sosyal medya platformunda, doğru içeriklerle temsil edildiğinizden emin misiniz?
- Hedef kitlenizin beklentilerini biliyor ve analiz edebiliyor musunuz?
- İçerikleri belirli bir plan, içerik düzeni ve hedef kitlenizin sosyal medyada aktif olduğu saatlere göre mi paylaşıyorsunuz?
- Instagram gibi mobil cihazlardan yönetilmeye yönelik yapılmış platformları, bilgisayar üzerinden yönetme araçları olmasına rağmen halen mobil cihazınız üzerinden mi yönetiyorsunuz?

Bu sorulara ilişkin kafanızda oturmayan cevaplar var ise, ya da emin değilseniz profesyonellerden destek almanızda fayda var.

Çünkü Sosyal medya yönetimi, sandığımızdan çok daha bilinçli ve profesyonelce yöneltilmesi gereken ciddi bir uzmanlık alanıdır. Amacı, hedefi belli olmayan düzensiz ve rasgele paylaşımlar, fayda yerine geri dönüşü mümkün olmayan ciddi zararlara sebep olabilir.
11.06.2020 graphistus
3 1

Ya bir gün lazım olursa deyip atamadıklarımız..

Birçok insanın evinde en az birkaç eski alet var, ancak bazen atma düşüncesi duygusal olarak ya da bir gün lazım olursa gerekçesiyle çok ağır geliyor. Modern teknoloji hızla gelişiyor ve bize birkaç on yıl önce hayal bile edilemeyecek şeyler sunsa da, bazen nostaljiye karşı koyamyoruz. Öyle ki, bu aletler çok eski ve bozuk olsa bile. Hala onları bırakamıyoruz.

Ama bir dakikalığına gerçekçi olalım! Artık evinizde biriktirdiğiniz eskilerden kesinlikle ondan kurtulmalısınız.

Cidden, geri dönüştürün. Bu o kadar da zor değil! Sadece en yakın geri dönüşüm noktasına gidin (ve mallarınızı yanınızda götürmeyi unutmayın). Evinizi "çöp ev" olmaktan kurtarırken aynı zamanda çevreye yardım edeceksiniz. Bir taşla iki kuş!

Re-cycling, çevre için önemli olsa da son dönemde ortaya çıkan ve hızla yayılan yeni bir akım daha var. "Up-Cycling" denen bu kavram, yaratıcı yeniden kullanım olarak da tanımlanabilir. Yan ürünleri, atık malzemeleri, işe yaramaz veya istenmeyen ürünleri daha iyi kalite ve çevresel değere sahip yeni malzemeler veya ürünlere dönüştürme işidir kısacası.

Yapabilecekleriniz sadece hayallerinizle sınırlı.. İlham vermesi için şu linki buraya bırakayım.

https://www.youtube.com/watch?v=uK2ccgH5Q0E


11.06.2020 graphistus
2

Covid 19 Salgınının Türkiye'deki durumuna bakış - Haziran 2020

2019 - 2020 coronavirus salgını ile ilgili karışık haberler duyuyoruz. Kafamız karışıyor. Durumu özetleyeyim.

Birkaç hafta öncesine kadar tüm vakaların %60'ı İstanbul idi. Sonra bizde sayılar azaldı. Hastaneler boşaldı, bizim filyasyon listelerimiz azaldı.

1 ay önce izlem listemde aktif 21 pozitif hasta, toplamda da 37 pozitif hastam vardı. 4.000 nüfuslu bir aile hekimiyim. Aynı dönemde 750 bin nüfuslu Ordu ilinde 250 kadar pozitif hasta vardı.

İki haftadır listemde 1 pozitif vak'a var ve toplam hastam 50'yi geçmedi. Bir günde 8 pozitif vak'a düştüğü oldu listeme. Ordu ilinde 2 Haziranda bir günde 7 pozitif vak'a oldu ve sokaklarda maske takın diye polis anons yapmaya başladı.

İstanbul'un %60 oranı şu anda %10 civarına düşmüş olmalı. Bir benzer yoğunluk İzmir vak'aları idi. Elimizde il il veri yok ama sağlık çalışanları ve küme vak'a haberlerinden gidişi izleyebilirsiniz. Başta hep İstanbul ve İzmir'den sağlık çalışanı hastalanması duydunuz. Ölen sağlık çalışanları da hep bu iki ildendi. Şimdi Anadolu'da kapanan hastane, kapanan eczane duyuyorsunuz. Başta İstanbul'dan bir apartman karantinaya alındı haberi duyuyordunuz, şimdi Kütahya'da bir yaylada 20 pozitif haberi duyuyorsunuz, ya da Diyarbakır'da bir köy kapatıldı.

Meseleyi anlatabildim umarım. Günde 4.000 vak'a varken onun 3.000'i İstanbul, 500'ü İzmir'di, 500'ü Anadolu. Şimdi günde 900 vak'a var. Bunun 100'ü İstanbul'dur. Haydi iyimser olsun 200'ü. İzmir ise anca 50 vak'a katar listeye. Yani 900'ün 650'si Anadolu. 500'den 650'ye çıktı yani Anadolu. Belki de biraz daha fazla.

Mesele ne derseniz. Salgının başında 10 Marttan 10 Nisana giden süreçte uzun ve yavaş bir kuyruk vardı. Anadolu şimdi o yavaş kuyrukta. İstanbul gibi ani patlama yaşaması doğal. O kuyrukta istanbul'da önlemler vardı. Anadolu'da yok.

Anadolu'dan arkadaşlar 3 ay önce biz ne görüyorsak onu söylüyorlar şimdilerde, biraz da panikle. Tebessümle izliyorum yazılanları. Endişeleri yüksek. Maske, el yıkama ve fiziksel mesafe bizi koruyor bunu biliyoruz. Korku ile uzak durarak mücadele edilmiyor. Hastalananlar CPR filan yapmıyorsa genel olarak sosyal ortamlardan aldı virüsü. Oralarda önlem alın.

Virüs her yerden bulaşmıyor. Kalabalıkları seviyor ve uzun süren kalabalıkları seviyor. Bulaşma kümeleri var. Yayladan boşuna gelmiyor haber. Dip dibe uzun vakit geçiriyorsunuz herkes aynı anda hastalanıyor. Sahiller, camiler, lokantalar, sağlık kuruluşları, uzun kalınan dükkanlar buralar riskli.

Bir başka risk de İstanbul'a geri dönmesi vak'aların. Ve bu sefer hastaneler odak noktası olabilir. Temiz hastane diye bir şey uydurmuşlar. Öyle bir şey olmaz. Randevulu, kalabalık olmadan, kümeleşmeye izin vermeden aylarca vakit geçirmemiz gerekecek. Tatil işini ne yaparız bilemiyorum. Biz rutinde kalabalık tatil ortamlarına girmiyoruz. Ama Bodrum - Çeşme sahilleri, sokakları İstanbul'a dönünce ne olur bilmiyorum.

Eylül, Ekim gibi okullar açılınca işler daha da karışacak çünkü virüsün yayılmasını önleyen en önemli toplum müdahalesi okulların kapanması idi. Toplumun daha %10'u bile hastalık geçirmedi. Hastalıkla tanışanların oranı okullar açılana kadar %30'u bulmaz gibi. İşte o zaman işler karışacak sanki.

İstanbul'da olmayan haber de olmaz. Bakalım bu ay nasıl geçecek? Karışık haberlerin sebebi, İstanbul ve İzmir'in çok sakinlemiş olması, diğer illerin ise daha yeni hareketlenmesinden gibi.

Özetle virüs uzun bir araya gelinen, kümelerden bulaşıyor. Herkes de yoruldu ve bıktı. İnsan bir halay çekmek istiyor. O nedenle yok virüs zayıfladı, yok sıcakla bulaşmayacak gibi kolaylaştırıcı laflar duyuyoruz. Ama gerçek öyle değil.

Ne virüs mutasyon geçirip zayıfladı, ne de ultraviyole bulaşı azaltır.

Herkese kolay gelsin.

Yazan
Doktor Emrah Kırımlı
11.06.2020 Geni
2

İşkodra fıkraları

Bir zamanlar İşkodra'da görev yapan bir Türk komutan varmış. 4-5 yıl kadar görev yaptıktan sonra görev süresi dolmuş ve İstanbul'a dönmüş. Gel zaman git zaman, aradan 10 seneden fazla zaman geçtikten sonra, İşkodra'dan bir arkadaşı İstanbul'a ziyarete gitmiş. Arkadaşını ağırlamanın mutluluğunu yaşayan komutan, İşkodralıya sormuş, "İşkodra'da yağmur devam ediyor mu?"
09.06.2020 Geni
1

Arkadaşlarınızın işlerini ve gelişimini tanımadığınız şöhretler kadar destekle(me)mek

Ne yazık ki tüm dünyada insan kalitesinin serbest düşme yapmakta olmasının bir başka yan etkisidir, sonucudur.

Çevrenizdeki insanların gerçek karakterini anlamanızı sağlayacak, aynı zamanda sizin kendi karakterinizi ortaya koymanıza yardımcı olacak bir davranış şeklidir.

Çok ilginçtir, insanlar için tanıdıkları arkadaşları ve akrabalarının işlerini, projelerini desteklemek sanki çok büyük işkencedir. Sanki kendi ömründen eksiltip, arkadaşına avans ömür verecektir. Söyleyeceği bir şey arkadaşının işine yarayacaksa dudakları oynamak istemez. Yapacağı bir şey bir işe yarayacaksa parmaklar bir birlerine öncelik verme yarışına girerler, "önce siz", "hayır hayır önce siz", "rica ederim efendim, sizin gibi bir işaret parmağı dururken benim gibi naçizane bir baş parmağın hareket etmesi haddime midir?" diye konuşurlar aralarında. Tek bir parmak oynamaz.

Halbuki hiç tanımadığı bir şöhretin değirmenine su taşımak ne kolaydır, ne zevklidir. Tanımadığı bir ünlü kişinin sahip olduğu 5.000.000 Euro, 5.000.001 Euro olsun diye zaman, enerji ve para harcamak ne kadar zevklidir. Hatta, cebinde parası yoksa, arkadaşından borç alıp götürüp o çok ünlü kişiye destek olmak önemlidir.

Ama ya arkadaşları başarılı olursa?

Kabustur bu. Çünkü bir işin yapılabileceğinin kanıtlanmasıdır arkadaşın başarısı. Çalışan, çabalayan arkadaşın başarılı olması durumunda, koşulların elverişsiz olduğu iddiası çürür. Çabalayan arkadaş ne kadar geriye düşerse, yan gelip yatan kişi o kadar haklı çıkmaktadır. Rahatını bozmamakla iyi etmiştir. Ama ya çabalayan arkadaş başarılı olursa? İşte o zaman "nasıl olsa bir şey başarılamaz" diyerekten kendini rahatlatıp hiç bir şey yapmayan arkadaş keriz durumuna düşer. İşte o yüzden, gider cebindeki son kuruşu, ünlü birisi biraz daha rahat etsin diye gider sms'le ona gönderir, o ünlü kişinin başarılı olması için elinden gelen her şeyi yapar.

Siz ne dersiniz?
09.06.2020 Geni
1

Linux ortamında cron job hakkında temel bilgiler

Linux işletim sistemi kullanan sunucularda belirli aralıklarla çalışacak işlemler kurmak en sık kullanılan olaylardandır. Yapılan işlemlerin her birisine cron job, eylemlerin kaydedildiği dosya da crontab dosyası olarak anılır.

Öncelikle crontab editor nasıl değiştirilir, onu çalışalım. Linux sunucular genelde vi editörüyle ilişkilendiriyorlar crontab girme işini. Vi editörü çok iyi ve güçlü bir editör ama yeterince kullanıcı dostu değil. Nano ya da benzer bir editörle çalışmak rahat olacaktır. Sisteme super user olarak girdikten sonra crontab editörünü nano olarak ayarlamak için şu komutu kullanacağız;
export VISUAL="nano"

Şimdi de bir sunucuda kurulu cron job'ları nasıl listeleyeceğimize bakalım. Şu komut ile sunucuda kurulu tüm cron job'lar (ya da ilgili kullanıcıya örneğin root kullanıcısına ait cron job'lar) listelenir;
crontab -l
Eğer bir kullanıcıya ait cron job'ları görmek istersek şu komuttan faydalanabiliriz;
crontab -l -u kullanıcı-adı
Tüm kullanıcılara ait cron job'ları görmek için ise /var/spool/cron/* veya /etc/cron.*/* veya /etc/crontab yollarına bakmamız gerekir. İlgili Lünux dağıtımına göre bu yollar farklılık gösterebilir;
cat /var/spool/cron/*
cat /etc/cron.*/*
cat /etc/crontab


Login olduğumuz kullanıcı için bir cron job girmek istersek şu komutla girebiliriz;
crontab -e
Ya da root olarak login olduysak, özel bir kullanıcı için şu komutla cron job girebiliriz;
crontab -e -u kullanıcı-adı

Gelelim cron job kurmak istediğimizde zaman aralıklarını nasıl tespit edeceğimize. Bu kısım çok önemli. Cron job ayarlarında toplam 5 basamaklı bir gösterge vardır. Soldan sağa giderken;
  • 1. basamak, dakikayı,
  • 2. basamak, saati,
  • 3. basamak, ayın hangi günü olduğunu,
  • 4. basamak, hangi ay olduğunu,
  • 5. basamak, haftanın hangi günü olduğunu

gösterir.

Durumu sık kullanılan bazı örnek zamanlamalarla pekiştirelim. * işareti o veri alanının tüm elemanlarını içine alır.

Her gün saat 14:53'te, günde 1 kez çalışacak cron job zaman tanımlaması;
53 14 * * *
Her 5 dakikadar bir kez (saatte 12 kez) çalışacak cron job zaman tanımlaması;
*/5 * * * *
Her ayın ilk günü saat 18:30'da çalışacak cron job zaman tanımlaması;
30 18 1 * *
Her hafta haftanın 1. gününden 5. gününe kadar her gün (yani Pazartesi, Salı, Çarşamba, Perşembe, Cuma günleri) saat 22:00'de çalışacak cron job zaman tanımlaması;
0 22 * * 1-5
Her gün, saat 0'dan 20'ye kadar, 2 saatte bir saatin 23. dakikasında bir kez çalışacak cron job zaman tanımlaması;
23 0-20/2 * * *
Her Pazar günü saat 04:05'te 1 kez çalışacak cron job zaman tanımlaması;
5 4 * * sun ya da 5 4 * * 7
Her ayın 1. ve 15. günleri saat 05:14 ve saat 12:14'te birer kez, toplam iki kez çalışacak cron job zaman tanımlaması;
14 5,12 1,15 * *

Crontab dosyasında MAILTO parametresi ile, sunucunun cron job çalıştıktan sonra bildiriğim yapacağı e-posta adresini tanımlayabiliriz. Bu satırdan sonra listelenen cron job'lar ile ilgili bildirimler, o adrese yapılır. Örnek kullanım;
MAILTO="box@mail.dom"

Sık çalıştıracağımız cron job'lar PHP scriptleri olacaktır. Bu yüzden PHP scriptleri üzerinden bir kaç örnek cron job tanımı paylaşalım.

Dakikada bir kez çalışan, /opt/plesk/php/5.6/bin/php yolundaki php sürümünü motor olarak kullanarak (sunucuda birden fazla PHP sürümü olabilir) /var/www/vhosts/domain.dom/httpdocs/alt-dizin/ dizinindeki script.php dosyasını çalıştıran (execute eden) ve her çalıştırmada sonucunu box@mail.dom adresine e-posta olarak gönderen cron job tanımlası şu şekildedir;
MAILTO="box@mail.dom"
*/1 * * * * /opt/plesk/php/5.6/bin/php -f '/var/www/vhosts/domain.dom/httpdocs/alt-dizin/script.php'


Aynı işlemi aynı şekilde yapan, farklı olarak işlem sonucunu her çalıştırmada değil, sadece hata olduğunda e-posta olarak bildiren kurulum ise şöyle yapılır;
MAILTO="box@mail.dom"
*/1 * * * * /opt/plesk/php/5.6/bin/php -f '/var/www/vhosts/domain.dom/httpdocs/alt-dizin/script.php' > /dev/null


07.06.2020 Geni
1

Plesk'te php timezone ayarı

Bir sabah uyandık. Yıllardır takır takır sorunsuz çalışan php script'imiz bize bir sürpriz yaptı. Belki sistemi yeni bir sunucuya taşıdığımız için, belki sunucuda otomatik güncelleme olduğu için bir ortam değişikliği oldu. Bir hata mesajı ile karşılaştık. Belki de bu cron'da olduğu için, cron job her çalıştığında sistem bize email gönderdi. Posta kutumuzda onlarca e-posta bulduk. E-postaların içeriği şuna benziyordu;

PHP Warning: date(): It is not safe to rely on the system's timezone settings. You are *required* to use the date.timezone setting or the date_default_timezone_set() function. In case you used any of those methods and you are still getting this warning, you most likely misspelled the timezone identifier. We selected the timezone 'UTC' for now, but please set date.timezone to select your timezone. in /falan-filan-dizini/falan-filan-dosyasi.php on line 139


Buradaki sıkıntı, date.timezone parametresinin seçili olmamasından kaynaklanıyor. Bunu Plesk'te şu adımları izleyerek giderebiliriz.

  1. Tools & Settings
  2. PHP settings
  3. İlgili PHP sürümünü seçelim. Örneğin 5.6.40 FastCGI application (Outdated)
  4. Extensions sekmesi seçili gelecektir. Burada hangi eklentilerin kurulu ise onlar seçilidir. Buradaki checkbox'lar aracılığı ile değişiklik yapabiliriz. Ama genelde bu ekran bir değişiklik gerekmez.
  5. Extensions seçeneğinin yanında php.ini seçeneği görünecektir. Bunu seçerek php.ini dosyasını düzenleyebileceğimiz sekmeye geçelim.
    Dosya çok uzun bir dosya. İlgili satırı biraz daha çabuk bulabilmek için tarayıcının ara-bul fonksiyonundan faydalanalım. Ctrl + F'ye basalım. Arama sözcüğü olarak date.timezone yazalım. İlgili satıra gidelim. Bu satırda büyük olasılıkla date.timezone ifadesinin önündeki ; ile, bu satır yorum haline getirilmiştir. İstediğimiz zaman dilimini yazalım. Örneğin date.timezone = Europe/Tirane
  6. Ok tuşuna basarak ayarları kaydedelim
  7. Ayarlar hemen geçerli olacaktır ama biz yine de imkanımız varsa apache'yi yeniden başlatalım.

07.06.2020 Geni
1

Ustaların Bahaneleri

Bir bitmedi gitti. Usta getirirsiniz, iş yapsın, problem çözsün diye. Bir milyon tane bahane söylemeye başlar. Bahaneleri duydukça, adamı kovmak geçer içinizden. Elinizden bir şey gelmez.

Bu bahanelerden bazıları;

Boyacı
  • Alçıpancı kötü çalışmış
  • Sıva yapışmış, çıkmaz
  • Tavandaki ahşaplar kötü görünür
  • Ben tavan boyayamam, tavan boyamak benim işim değil, diğer arkadaşın işi
  • Boya çok kalitesiz

Alçıpancı
  • Duvarı terazilememişler

Elektrikçi
  • Kablo kanalını iyi döşememişler
  • Kablolar iyi değil
  • Terminal pensemi dün çaldılar

Laminatçı
  • Zemin seviyelenmemiş

Bilgisayarcı
  • İşletim sistemini yükseltmek gerek
  • Ram yetmiyor
  • Yedeklerden biz sorumlu değiliz

Kapı Ustası
  • Duvar yamuk

Kameracı
  • Bunlar eski tip kamera. Yenisini almak lazım.

Diş hekimi
  • Ağzında çok tükürük var.

Bankacı
  • Sistem çalışmıyor

Garson
  • Soğuk su istediğinizde, "dolaptan getirdim abi"
  • Kasadan (oda sıcaklığında) su istediğinizde, "dolap çalışmıyor abi", ya da "dolaba şimdi koyduk abi"


Ortak bahaneler
  • Cenazeye gitmem lazım
  • Düğüne gitmem lazım
  • Hastayım
  • Çocuklar hasta
  • Şarjım bitti
  • Telefon sessizdeydi
  • Diş problemim nüksetti
02.06.2020 Geni
1 1

Plesk'te Let's Encrypt kullanmak

Son dönemde ssl sertifikası kullanımının yaygınlaşması için Google vb. internet devlerinden yoğun bir baskı geliyor. Geçenlerde tespit ettiğim bir fonkisyonun kullanılması için önkoşul olarak https koymuşlar. Bu durumla baş etmek için iyi seçeneklerden birisi de Let's Encrypt. Özellikle Cpanel ve Plesk gibi kontrol panelleri ile uyumlu çalışması sebebiyle çok kullanışlı.

Plesk'te Let's Encrypt tarafından verilen bir sertifikadan faydalanmak için yapmamız gerekenlere bakalım;
  • Öncelikle extension olarak kurulumunun tamamlanmış olması gerekli. Aksi takdirde bunu kullanamayız. Plesk'e admin olarak login olalım. Extensions başlığına tıklayalım. Arama kutusuna Let's Encrypt yazalım. Gelen arama sonuçlarında Let's Encrypt eklentisine tıklayalım. Get it free butonuna tıklayalım ve kurulumu tamamlayalım.
  • SSL sertifikası kurmak istediğimiz domain hangi müşteriye aitse onun hesabına girelim. İlgili domain'in yanında Let's Encrypt başlığına tıklayalım. Domain'i bu ip numarasına yönlendirdiğimizden emin olalım. Aksi takdirde şu şekilde bir hata mesajı ile karşılaşırız;

    Error: Could not issue a Let's Encrypt SSL/TLS certificate for domain.dom. Authorization for the domain failed.
    Details
    Invalid response from https://acme-v02.api.letsencrypt.org/acme/authz-v3/4966023331.
    Details:
    Type: urn:ietf:params:acme:error:dns
    Status: 400
    Detail: DNS problem: NXDOMAIN looking up A for domain.dom - check that a DNS record exists for this domain

    DNS kaydını oluşturduğumuz domain için Let's Encrypt ssl sertifikası oluştururken dns kaydına şöyle bir kayıt eklememizi isteyecek. Bunun amacı alan adının sahibi olduğumuzu teyit etmek.

    Please add a DNS record with the following parameters:
    Record type: TXT
    Domain name: _acme-challenge.domain.dom
    Record: GusNNTTVvX141P77zhBGfEb-mSHYOvmJYkybA4xEpmI

    Bunu ekledikten sonra Continue diyelim. Sertifikamız kuruldu

Bundan sonra sertifikamızı kullanabiliriz.
02.06.2020 Geni
2

Sectigo Root Certificate - 30 Mayıs 2020 problemi

Teknolojide gelişmeler yaşandıkça, kolaylıklar yaşandıkça, yeni tip problemler de ortaya çıkıyor. Bu kez ssl güvenlik sertifikası hizmeti veren Sectigo adındaki şirketin kök sertifikasının süresinin dolması problemi ile karşı karşıyayız. Bu problemi Sectigo Root certificate 30 Mayıs 2020 problemi olarak adlandırsak yanlış yapmamış oluruz.

Aniden pek çok otomatize sistemin durmasına yol açan bu problemi tespit etmek de kolay değil. Bir anda arka arkaya gelen tepkiler ve geri bildirimlerden birbiriyle hiç ilgisi olmayan sistemlerde işlev sıkıntısı olduğunu öğreniyorsunuz. Kelimenin tek anlamıyla şoktasınız. Nasıl olabilir? Ve sonunda problemlerden bir tanesinin çözümünü erteleme hakkınız yok. Çözmek zorundasınız. Çözeceksiniz.

wget ile alım yaptığımız bir cron job'un çalışmadığını keşfettiniz. Önce cron job kaynaklı bir sorun olduğunu düşündünüz, baktınız o değil. Daha sonra komut satırından wget ile erişmeye çalıştığınız url'nin şu hata mesajını döndürdüğünü keşfettiniz;

--2020-05-31 22:09:12-- https://www.domain.dom/
Resolving www.domain.dom (www.domain.dom)... ip-numarası
Connecting to www.domain.dom (www.domain.dom)|ip-numarası|:443... connected .
ERROR: cannot verify www.domain.dom's certificate, issued by ‘CN=Sectigo RSA Domain Validation Secure Server CA,O=Sectigo Limited,L=Salford,ST=Greater Manchester,C=GB’:
Issued certificate has expired.
To connect to www.domain.dom insecurely, use `--no-check-certificate'.


Valaaaa, büyük ikramiye size çıktı. wget bu url'ye erişmeye çalıştığında, ssl güvenlik sertifikasını tanıyamıyor. Çünkü, Sectigo Root Certificate 30 Mayıs 2020'de sona ermiş.

https://decoder.link/ adresine gidin. Alan adınızı yazın. 3 numaralı sertifikada Issuer Common Name parametresi AddTrust External CA Root ise, siz bu problemden muzdaripsiniz. En basit ve en etkili yöntem, sertifikayı yeniden hazırlatmak. Daha önce yaptığınız bir işlemse, zaten fazla zorlanmadan halledersiniz.

Geçmiş olsun.
01.06.2020 Geni
2

Corona virüs döneminde para iadesi olacak mı?

Hiç beklemediğimiz tuhaf bir salgın ile karşı karşıya kaldık. Aklımızın ucundan geçmeyen kısıtlamaları yaşadık. Planlarımız alt üst oldu.

Olayın bir de alınamayan hizmet ücreti boyutu var. Acaba bu durumlar için para iadesi olacak mı?
Örneğin;
  • Pasolig kartı aldık, stada gitmek, sevdiğimiz takımı desteklemek için. Mucbir sebeplerden ötürü maçlar oynanmadı. Futbolseverler maçları izlemek için stada gidemedi. Ödemesi yapılmış ama kartın kullanılması yasaklanmış bir dönem var. Ne olacak o döneme ait ödemeler?
  • Pasaport aldık. Örneğin 10 senelik. Bunun için de hiç de hafife alınmayacak bir ödeme yaptık. Bu arada sınırlar kapandı. Yurtdışı çıkışları yasaklandı. Yaklaşık 3 ay süren bu dönem için para iadesi olacak mı?
  • Hayalimizdeki arabayı aldık. Kullanabilmek için kanunen zorunlu tutulan trafik sigortasını da ödedik. Ama gel gör ki, devlet, sokağa çıkma ve dolayısıyla araba kullanma yasağı ilan etti. Peki bizim aracımızı kullanamadığımız günlerde sigorta günlerimiz geçti, gitti. Ne olacak bu günlerdeki sigorta masrafları? İade olacak mı?

31.05.2020 Geni
1
daha iyi hizmet verebilmek için çerez (cookie) kullanıyoruz. detaylı bilgi için tıklayın