Facebook'ta Ana Sayfa

Alparslan Türkeş

1917 yılında İngiltere'nin kontrolünde olan Lefkoşe'de doğdu. Ülkücülerin başbuğu olan Türkeş, Türk siyasetini etkileyen liderlerden biriydi.
Kuleli askeri lisesi ve harp okulunu bitirdikten sonra 1944'te yüzbaşı rütbesindeyken ırkçılık ve faşizm suçlaması ile yargılandı. 1947 yılında mahkum olmasına karşılık aldığı ceza bir yıldan az olduğundan orduya dönmesi mümkün olmuştur. 1948'de harp akademisini bitirdi ve 1959'da albay rütbesine yükseldi. 1960 27.Mayıs harekat bildirisini radyodan okuduğunda adı siyasette anılmaya başlamıştır. Bu dönemde milli birlik komitesindeki görüş ayrılıklarından dolayı 14 üye ile birlikte emekliye ayrıldı. Bir süre sonra Hindistan'a büyük elçi müşaviri olarak gönderilen Türkeş, 1963 yılında yurda dönerek Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi'ne girdi ve 1965'te bu partinin başkanı seçildi. Kendisinin bir araya getirdiği 9 ışık doktrininin CKMP parti tüzüğünde yer almasını sağladı. Gelişmecilik ve Halkçılık, Köycülük, Hürriyetçilik ve Şahsiyetçilik, İlimcilik, Toplumculuk, Ahlâkçılık, Ülkücülük, Milliyetçilik, Endüstricilik ve Teknikçilik şeklinde sıralanan ilkeler ilk olarak 16 sayfalık bir broşür ile tanımlanmışlardı. Türkeş bu dönemde kendisini sevenler tarafından "Başbuğ" olarak ilan edildi ve aynı yıl Ankara milletvekili oldu. 1966 yılındaki Cumhurbaşkanlığı adaylığında ise 11 oy alarak Cevdet Sunay'a karşı seçimi kaybetti. Siyasi etkinliğinin üst seviyeye yükselmesi 6-8 Şubat 1969'da Adana il kongresinde CKMP'nin - Milliyetçi Hareket Partisi olarak isim değiştirmesi, partinin terazi olan ambleminin ise "üç hilal" olmasından sonradır. 1969-1973 yılları arasında Adana milletvekilliği yapmış, 1974'te ilk eşi Muzaffer Türkeş'i kaybetmiş, daha sonra 1976'da Semahat Türkeş'le evlenmiştir. 1975'ten sonra koalisyon hükumetlerinde başbakan yardımcılığı görevlerinde bulunurken aynı zamanda kendi geliştirdiği doktrini 672 sayfalık bir kitap halinde yayınlamış, bu yayında Türk milleti kavramı etrafında siyasal ve toplumsal prensipleri detaylı bir analizle sunmuştur. Bu kitapta sosyalizme ve kapitalizme karşı haklı eleştiriler getirilmesine karşılık, savunduğu ilkelere hangi pratik adımlarla ve metotlarla ulaşılacağı konusunda zayıf kaldığı eleştirileri getirilmiştir. Türkeş'in vefatından sonra MHP bünyesinde rafa kaldırılan 9 ışık doktrini, ulusalcılık olarak partisinin genel tutumunu etkilemeye devam etmiştir. 12 Eylül 1980 darbesinden sonra ise 4.5 yıl tutuklu kalmış ve siyaset yasaklı hale gelmiştir. 1987'de siyaset yasağının kalkması sonrasında Milliyetçi Çalışma Partisine katılıp aynı yıl parti genel başkanlığına seçilmiştir. 1991 genel seçimlerinde Refah partisi ile seçim ittifakı yapan MÇP lideri Türkeş yeniden milletvekili olmuş ancak, daha sonra Milliyetçi Hareket Partisi adını geri alan partisi 1995 yılı genel seçimlerinde ülke barajını geçemediğinden, Türkeş parlamento dışında kalmıştır. Sevenleri kadar sevmeyenleri de olan Türkeş 4 Nisan 1997 yılında Ankara'da vefat ettiğinde geriye yurt içinde ve yurt dışında cevaplanmamış sorular, karışık siyasi ve felsefi problemler bırakmıştır. Kendi kurduğu ve başbuğu olduğu partinin de hayatını adadığı davayı şu anda ne kadar temsil ettiği tartışmalıdır. Ölüm yıl dönümünde kendisini rahmetle anıyor, Türk milletinin yanında ve taraf olarak bir ömür süren bu devlet adamına saygılarımızı sunuyoruz.
04.04.2019 geronimo
1
Facebook'ta Ana Sayfa
daha iyi hizmet verebilmek için çerez (cookie) kullanıyoruz. detaylı bilgi için tıklayın