Futbolda yabancı sınırlaması


Yıllar önce yabancı futbolcuların Türkiye'de oynaması pek mümkün değildi. Genellikle paramız yetmezdi. Bu nedenle yaşlı futbolcuları alırdık. Aralarından Hagi, Popescu gibi efsaneler çıkmadı değil. Ama genellikle son yıllarını Türkiye'de geçiren “Şiş kebap” esprisiyle Türkiye'yi beğendiğini söyleyen, futbolunun sonlarıyla tatili birleştiren futbolcuların sahibi olurduk. Zaman içinde kulüplerimiz ivme kazandı. Yöneticiler hovarda tutumlarla gözlerini karartıp bir sürü ünlü yabancı aldılar. Rekabet her geçen gün artıyordu. Öyle noktaya geldik ki, artık yabancı tamamen serbest oldu.
Peki oldu mu?
Tabii ki hayır...
Anlaşırken kolay anlaştık. Öderken zor ödedik. Pek çok futbolcuyla mahkemelik olundu. Avrupa'da ünümüz kötü yayıldı. Futbolcular, “Türkiye'den teklif alırsanız iki katı isteyin, zaten yarısını alabilirsiniz. “diye birbirini uyarmaya başladı. Böylece bizim rayiç her geçen gün yükseldi. Kulüplerin ekonomisi de darma duman oldu...
Şimdi kısıtlama getirildi.
Bazı teknik adamlar bu kısıtlamaya karşı çıkıyor. “Avrupa'yla rekabet edemeyiz” diyorlar. Oysa Galatasaray Avrupa şampiyonu olduğunda kadrosunda sadece üç yabancı vardı. Geçen yıl 11 yabancıyla mücadele etti. Ağır yenilgiler alarak tarihinin en başarısız dönemini geçirdi. Yani çok yabancı futbolcu almak başarı için yeterli değil.
Teknik adamlar kolaycılığa kaçıyor. Olmuş futbolcu istiyorlar. Messi'yi, Ronaldo'yu alsalar çok rahat edecekler. Yetiştirmek meşakkatlı iş, bunu göze alan yok.
Kısaca üretme tüket mantığı ile bir yere varamayız. Real Madrid çok başaralı olduğu dönemde alt yapısından 6 -7 futbolcu oynatıyordu. Biz onlardan daha zengin değiliz.
Ama bilincimiz daha az, gözümüz daha aç...
Kulüplerin iflası aşamasında hala çok yabancı istemek futbolun katlidir...
14.07.2020 ucarsad
2
daha iyi hizmet verebilmek için çerez (cookie) kullanıyoruz. detaylı bilgi için tıklayın