Facebook'ta Ana Sayfa

Liyakat da neyin nesi?

Vatandaşa sorarsan bilir! Ya da biliyormuş gibi yapar. Çok duymuştur, ama tadı nedir bilmez. Hani insan ekmek kokusunu alınca ekmeğin tadını anımsar ya, öyle birşey de hissedemiyor... Zira hiç tatmamıştır. Hep gelişmiş ülkelerde yenilen bir yiyecek türü sanır. Haksız da sayılmaz. Onlardaki liyakat salata ya da aperitif değil ana yemeğin ta kendisidir. Hayret! Biz salatayı hiç sevmiyoruz, ama ne oldu anlamadık...
25.04.2019 klaufu
2
liyakat bu ülkede sadece sözden ibaret başka birşey değil ne yazıkki!!!
29.06.2019 nyilmaz
1
Toplumsal işbölümünde liyakatın, ticarette serbest rekabet yoluyla faydalı piyasa oluşmasının, endüstride süreç verimliliğinin de aynı prensiple ilgili olduğunu söylesem herhalde inanmazsınız. Sadece bunlar değil, yargıçların vicdani karar almasını, memurların ve kamu görevlilerinin halka eşit hizmet etmesini, basının doğru haber vermesini de bu kapsama alırsak....? "yok artık" dediğinizi duyar gibiyim. O zaman şu soruyu soralım: Bunların aynı modern toplumlarda genellikle bir arada bulunmasını neyle açıklayabiliriz? Toplumsal ahlakı daha derinden belirleyen temel bir prensip olmalı. Bu da "Çıkar çatışmasından uzak durma" prensibidir. Buna bizim toplumda tamamen zıt bir atasözü ile açıklık getirebiliriz. Çıkar çatışması: "bal tutanın parmağını yalaması"dır. Yani suyun başındaki kişi, suyu kendi çıkarları için kullanma durumunda kalırsa bunun adına çıkar çatışması denir. yani ortada birden fazla taraf olduğu durumda tarafların çıkar için çatışması gibi anlaşılan bu ifadenin anlamı aslında çok farklıdır. Çıkar çatışmasında çatışan çıkarlar, aynı kişi ya da karar merciinin çıkarlarıdır. Genelde bu çıkarlardan biri bulunduğu görev gereği karar verme pozisyonunda olan kişiye bu görevi veren toplumun çıkarları (örneğin milletvekili ise halkın çıkarları), diğeri de kendisinin veya yakınlarının çıkarları. Şimdi diyeceksiniz ki karar verenin yakınları da halkın bir parçası ise nasıl karar verecek? cevap: "vermeyecek"; çıkar çatışmasını önlemek işte bu kadar basit. millet vekilleri kendi maaşlarına karar vermeyecek, danışman, görevi ile ilgili raporunda, kendisi ile ilgili öneride bulunmayacak, fabrikaya hammadde alınacaksa satın alma müdürü, yeğeninden almayacak. Misal son örnekte yeğeni en ucuz ve kaliteli malı veriyorsa ne yapmak lazım? Satın alma müdürü aradan çıkacak, Genel Müdür karar verecek, onun çıkar çatışmasında da onu atayan yönetim kurulu, onların ortak çıkarında da genel kurul karar verecek. Tabi kamu malı ile ilgili tek zararlı atasözü "bal tutan parmağını yalar" değil. Ancak bu kriter, hangi atasözlerinin ahlaksız hangilerinin ahlaklı olduğunu ölçmemizde bizim için uygun bir kriter.
30.06.2019 geronimo
Facebook'ta Ana Sayfa
daha iyi hizmet verebilmek için çerez (cookie) kullanıyoruz. detaylı bilgi için tıklayın