Facebook'ta Ana Sayfa

Prenses Diana

31 Ağustos 1997'de yani bundan tam 11 yıl önce, Paris yakınlarında bir trafik kazasında ölen ya da kazada öldüğü söylenen Galler Prensesi Diana, İngiliz Kraliyet ailesinin önemli bir mensubu olarak tanınmasına ve bugün veliaht prens olan Andrew'in annesi olmasına rağmen diğer aristokratlardan farklı bir kişilikti. Pek çok kişi hala onun uluslararası bir komplonun kurbanı olduğu ve suikastle öldürüldüğünü düşünmektedir.
Lady Diana bu hazin ve gizemli ölümünden 16 yıl önce 29 Temmuz 1981'de Veliaht Prens Charles ile dillere destan bir düğünle evlenmişti. Bu evliliğin Dünyanın ezici bir çoğunluğu tarafından rüya bir evlilik olarak görülmesi, İngiltere Kraliyet ailesi evliliklerinin çok ustaca düzenlenmiş PR (halkla ilişkiler) organizasyonu olmasından kaynaklanmaktaydı. Herkes bu güzel ve aynı zamanda iyi kalpli prensese hayrandı; Charles'ın skandallarla dolu Camilla Parker ilişkisine bir son vereceği, artık kral gibi davranmaya başlayacağı umut ediliyordu. Çiftin, bu evlilikten ilk olarak 1981 yılında Prens William ve daha sonra da 1984'te Prens Harry adlı oğulları dünyaya geldi. Ancak rüya evlilik uzun sürmedi; Prens Charles'ın eski kız arkadaşı (üstelik başkasıyla evli olan) Parker hakkındaki dedikodular azalmak bir yana artarak devam etti; üstelik buna Charles'ın daha da karanlık kişilerle ilişkileri ve pedofili iddiaları da eklenince, Diana'nın psikolojik bunalıma düştüğü ve onun da evlilik dışı ilişkiler yaşadığı, neredeyse canlı yayınla Dünyanın gündemini meşgul etmeye başlamıştı.
Bu evliliğin iyi sonuçlanmayacağı artık net olarak anlaşıldığında boşanma süreci başladı. Tabi ki Diana, Her Royal Highness (Kraliyet Majesteleri Prensesi) ünvanını boşandıktan sonra kullanamayacaktı. Artık o yeniden Galler Prensesi, Lady Diana olarak hayatına devam edecekti.
Dünya yavaş yavaş, asıl sorunun İngiltere Kraliyetinden kaynaklandığını anlamaya başlamıştı. İnsanlar, bu tür bir evliliğin, görece normal bir hayat sürmek isteyen akıl, mantık, vicdan ve en önemlisi insani duygulara sahip kişilere uygun olmadığını ve bir şekilde, bu karanlık aileye katılmış prensesin, kısa sürede uyum sorunu yaşayarak, içten içe kötülük üreten gizli çarkın dışına atılmış olduğunu gördü. Kendi halkı ve dünyanın geri kalanı, unvanını yitirmiş olsa da Prenses Diana'yı bağrına bastı.
Boşanma sonrasında çocuklarını artık eskisi gibi göremeyen Diana, Dodi el Fayed adında Arap asıllı İngiliz bir işadamının oğluyla duygusal ilişki yaşamaya başlamıştı. 1997 yılında son anda aldığı bir kararla El Fayed'in birlikte tatil önerisini kabul eden Diana bu tatilden geri dönemeyeceğini bilmiyordu kuşkusuz. Gerçi, hakkında gizli servislerin de içinde olduğu, uluslararası bir tehdit ve sindirme planı yürütüldüğünü dünyaya duyurmaya çalışmıştı. Bu kampanya, bir çok ülkenin sınırlarına ve askeri bölgelere döşenen ve aslında kanser gibi yer yüzünü saran Kara Mayınlarına karşı başlattığı kampanyadan da kaynaklanıyor olabilirdi, boşanma öncesi ve sonrasındaki dedikoduların Kraliyet ailesini rahatsız etmesinden de, Dodi El Fayed'in çocuğunu taşıdığı iddialarından da olabilirdi; Ancak Diana çocuklarının Kraliyet ailesinin geleceği olduğuna ve onların kendisine olan sevgilerine güveniyordu.
Neticede Lady Diana'nın kazayla ya da kaza tahkikatının incelemeye gerek görmediği Boston Freni denilen gizli servislerin suikastlere kaza süsü vermekte kullandığı yöntemle ölümü Dünyada büyük bir hüzün dalgası yarattı. Meşhur İngiliz şarkıcı Elton John'un onun için okuduğu Candle in the Wind (Rüzgardaki Mum) şarkısı yaşı 30'un üzerindekilerin hala aklındadır eminim.
Bugün oğulları Harry ve Andrew, kraliyet ailesinin pek de tasvip etmediği evlilikleriyle bir anlamda annelerinin intikamını alıyormuş gibi. Lady Diana bir yerlerden yaşadığımız dünyayı görebilseydi kara mayınlarına karşı başlattığı ve dünyadan büyük destek aldığı kampanyanın bugün Mayınların Temizlenmesi Anlaşmasının imzalanmasıyla sonuçlanmasına sevinirdi mutlaka. Kraliyet ailesine zor günler yaşatan oğulları ve onların eşlerine bakıp gülümsüyordur belki de...
Giderek bozulan, çirkinleşen dünyaya, eski masallardan kalan güzelliği ve masumiyeti hatırlattığın için sana çok şey borçluyuz, seni unutmayacağız güzel prenses, rahat uyu!
01.09.2018 geronimo
1
Facebook'ta Ana Sayfa
daha iyi hizmet verebilmek için çerez (cookie) kullanıyoruz. detaylı bilgi için tıklayın